Tüm Üniteler, Temel Kavramlar, Püf Noktalar ve İlk Yeni Nesil Sorular
Güneş, Dünya ve Ay'ın şekli küreye benzer. Güneş orta büyüklükte bir yıldızdır ve çok sıcaktır. Dünya, üzerinde yaşam olan tek gezegendir. Ay ise Dünya'nın tek doğal uydusudur ve atmosferi yok denecek kadar incedir. Büyüklüklerini kıyaslarsak; Güneş bir Basketbol Topu, Dünya bir Nohut, Ay ise bir Mercimek Tanecik kadardır.
Gök cisimlerinin iki temel hareketi vardır: Kendi etrafında Dönme, başka bir cisim etrafında Dolanma. Ay, Dünya etrafındaki dolanmasını ve kendi etrafındaki dönmesini yaklaşık 27 günde (1 ayda) tamamlar. Dünya'dan bakıldığında Ay'ın Güneş'ten aldığı ışığa göre farklı şekillerde görünmesine Ay'ın Evreleri denir. Ana evreler sırasıyla: Yeni Ay, İlk Dördün, Dolunay ve Son Dördün'dür.
Bilim insanları doğadaki canlıları incelemeyi kolaylaştırmak için benzer özelliklerine göre sınıflandırmışlardır. Canlılar 4 ana gruba ayrılır: 1. Mikroskobik Canlılar (Bakteri, amip, paramesyum), 2. Mantarlar (Şapkalı, küf, maya ve parazit mantarlar), 3. Bitkiler (Çiçekli ve Çiçeksiz bitkiler), 4. Hayvanlar (Omurgalı ve Omurgasız hayvanlar).
Bitkiler kendi besinini kendisi üretir (Fotosentez yapar). Hayvanlar besinlerini dışarıdan hazır alırlar ve en gelişmiş canlı grubudur. Mantarlar bitki gibi toprağa bağlı yaşasalar da fotosentez YAPAMAZLAR. Omurgalı hayvanlar ise kendi içlerinde 5 sınıfa ayrılır: Balıklar, Kurbağalar, Sürüngenler, Kuşlar ve Memeliler. İnsanlar, yarasalar ve yunuslar "Memeliler" grubuna dahildir.
Duran cismi hareket ettiren, hareket edeni durduran, cisimlerin yönünü ve şeklini değiştirebilen etkiye Kuvvet denir. Kuvvetin büyüklüğü Dinamometre adı verilen aletle ölçülür ve birimi Newton (N)'dur. Dinamometreler içindeki esnek yayların uzaması mantığıyla çalışır. Kuvvet artarsa yayın uzama miktarı da artar.
Birbiriyle temas halinde olan yüzeyler arasında, hareketi zorlaştıran (engelleyen) zıt yönlü kuvvete Sürtünme Kuvveti denir. Pürüzlü yüzeylerde (halı, toprak) sürtünme FAZLA iken; pürüzsüz-kaygan yüzeylerde (buz, cam, fayans) sürtünme AZDIR. Sürtünme kuvveti kinetik enerjiyi Isı Enerjisine dönüştürür (Ellerimizi birbirine sürttüğümüzde ısınması gibi). Hava direncini (sürtünmesini) azaltmak için arabalar ve uçaklar sivri uçlu yapılırken, paraşütler hava direncini artırmak için geniş yüzeyli yapılır.
Maddenin doğada bulunduğu üç temel hal vardır: Katı, Sıvı ve Gaz. Maddenin ısı alarak veya ısı vererek bir halden diğerine geçmesine Hal Değişimi denir. Isı Alan Olaylar: Erime (Katıdan sıvıya), Buharlaşma (Sıvıdan gaza), Süblimleşme (Katıdan doğrudan gaza). Isı Veren Olaylar: Donma, Yoğuşma, Kırağılaşma. Hal değişimi sırasında saf maddelerin sıcaklığı kesinlikle SABİT kalır.
Bu ünitenin en önemli ayrımı "Isı ve Sıcaklık"tır. Isı, sıcak maddeden soğuk maddeye aktarılan bir "Enerji"dir. Kalorimetre kabı ile hesaplanır ve birimi Joule/Kalori'dir. Sıcaklık ise enerjinin bir "Ölçüm"üdür. Termometre ile ölçülür ve birimi Derece Santigrat'tır (°C). Isı alışverişi her zaman sıcaklığı yüksek olan maddeden düşük olana doğru gerçekleşir ve ikisinin sıcaklığı eşitlenene kadar (Isıl Denge) sürer.
Işık kaynağından çıkan ışık ışınları, önlerine bir engel çıkmadığı sürece Doğrusal (düz bir çizgi halinde) ve Her Yöne yayılır. Araba farından çıkan ışığın düz çizgiler halinde ilerlemesi veya güneş ışınlarının bulutların arasından düz inmesi buna kanıttır.
Maddeler ışığı geçirme durumlarına göre 3'e ayrılır: Işığı tamamen geçiren ve arkasını net gösteren Saydam Maddeler (Cam, hava, saf su). Işığın bir kısmını geçiren, arkasını bulanık gösteren Yarı Saydam Maddeler (Buzlu cam, yağlı kağıt, tül perde). Işığı hiç geçirmeyen ve arkasını karanlıkta bırakan Opak (Saydam Olmayan) Maddeler (Tahta, taş, duvar, karton). Opak bir maddenin ışık kaynağının önüne geçerek arkasında oluşturduğu karanlık bölgeye ise Tam Gölge denir.
Bir bölgede yaşayan bitki ve hayvan türlerinin sayıca zenginliğine Biyoçeşitlilik denir. Biyoçeşitlilik ormanlık alanlarda çok fazlayken çöller ve kutuplarda daha azdır. İnsanların aşırı avlanması, ağaç kesimi ve kimyasal atıklar bu çeşitliliğe zarar verir. Dünya'da Dinozor ve Mamut'un, Türkiye'de ise Anadolu Parsı ve Asya Fili'nin nesli tamamen tükenmiştir. Kelaynak ve Panda ise tükenme tehlikesi altındadır.
Maarif Modelinde doğa ile etkileşim çok önemlidir. Doğanın kendi dengesinde oluşturduğu can ve mal kaybına yol açan olaylara Yıkıcı Doğa Olayları (Doğal Afetler) denir. Yer kabuğundaki fay hatlarının kırılmasıyla Deprem; aşırı yağışlar sonucu eğimli arazide toprağın üst kütlesinin kaymasıyla Heyelan; suların taşıp yerleşim yerlerini basmasıyla Sel; okyanus tabanındaki depremlerin dev dalgalar yaratmasıyla Tsunami meydana gelir. Afetleri engelleyemeyiz ama önlem alarak zararı azaltabiliriz.
Elektrik enerjisinin akabilmesi için oluşturulan kesintisiz yola Elektrik Devresi denir. Basit bir elektrik devresinde; devreye enerjiyi veren Pil, elektriği taşıyan Bağlantı Kablosu, elektrik enerjisini ışığa çeviren Ampul ve devredeki elektriğin geçişini kontrol eden Anahtar bulunur.
Dünyanın her yerindeki bilim insanlarının devreleri anlayabilmesi (ortak bir dil kullanabilmesi) için devre elemanları resimlerle değil, basit çizimli Sembollerle gösterilir. Pil sembolünde uzun çizgi Artı (+), kısa ve kalın çizgi Eksi (-) kutbu gösterir. Kablo düz bir çizgidir. Ampul ise daire içinde bir çarpı işareti (X) olarak çizilir. Bir lambanın ışık verebilmesi için anahtarın KAPALI (kabloların birbirine dokunuyor) olması, pillerin doğru bağlanması ve kabloda kopukluk OLMAMASI şarttır.